Gıda Milliyetçiliği ve Hayvancılık
Dünyada giderek artan gıda milliyetçiliği olgusu, hayvancılık sektöründe de kendini göstermeye başladı. Ülkeler, tarım politikalarını oluştururken bu konuyu göz önünde bulundurmak zorunda kalıyor. AA muhabirine açıklamalarda bulunan Dalgar, ülkelerin öncelikle kendine yeterli olacak şekilde planlamalar yapmaları gerektiğini vurguladı.
Uzun Vadeli Planlama Önemli
Dalgar, kaynakların kısa vadeli değil, uzun vadeli bir planlama ile değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Yerel tüketim konusunda idareli ve planlı bir politikaya ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Türkiye’de bu alanda önemli adımlar atıldığını söyleyen Dalgar, “Kırmızı et yetersizliğini ithalatla çözmek, gelecekte de bu sorunu çözebileceğiniz anlamına gelmiyor.” dedi.
Gençlerin Hayvancılığa Yönlendirilmesi
- Tarım ve hayvancılıkta ortalama yaş 59’a ulaştı.
- Tarım Bakanlığı ve Tarım Teknolojileri Kümelenmesi gençleri bu alana yönlendirmek için çalışmalar yürütüyor.
- Üniversitemiz, hayvancılık alanında ihtisas üniversitesi olarak destek sunuyor.
Dalgar, üniversitede sadece veterinerlik ve tarım hayvancılığı öğrencilerinin değil, farklı bölümlerden gelen gençleri de bu alana teşvik ettiklerini belirtti. Öğrencilere sektörün önemini anlatmanın yanı sıra, yerli embriyo üretim ruhsatına sahip tek üniversite olduklarını da açıkladı.
Verimli Üretim İçin Doğru Genetik ve Bakım
Dalgar, “Daha az kaynak tüketerek daha fazla ürün almak zorundayız. Hayvancılıkta doğru genetik ve bakım en önemli unsurlar.” şeklinde konuştu. Çiftliklerinde besledikleri hayvanların ortalama 40-50 kilogram süt verebilecek genetiğe sahip olduğunu vurguladı. Embriyo teknolojisinin, kırsalda hayvancılık yapan yetiştiricilerin verimlerini artırmalarında önemli bir rol oynadığını ifade etti.
Bu alanda daha fazla bilgi için kadinguncel.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.
