Türkiye’de elektrik üretimi ve tüketim verileri, enerji sektöründeki dinamizmi bir kez daha gözler önüne serdi. Dün yaşanan gelişmeler izlenirken, ülkenin enerji arz güvenliğinin sağlanması ve sürdürülebilir enerji politikalarının önemine vurgu yapıldı. Elektrik üretiminde ön plana çıkan hidroelektrik santraller, enerji toplam üretiminin önemli bir bölümünü karşıladı. Bu süreçte, yapılan dengeleme ve planlamalar sayesinde enerji ihtiyacının karşılanması sırasında istikrarlı bir grafik izlendi.
Türkiye Elektrik İletim AŞ’nin yayımladığı verilere göre, dün toplam elektrik üretimi 1 milyon 121 bin 169 megavatsaat olarak kayıtlara geçti. Aynı zamanda, tüketim ise 1 milyon 120 bin 449 megavatsaat seviyesinde gerçekleşti. Bu denge, enerji arz güvenliği ve piyasa istikrarı açısından oldukça kritik bir öneme sahip. Saatlik bazda en yüksek elektrik tüketimi, saat 16.00’da 52 bin 743 megavatsaat ile kaydedildi ve bu, günün en yoğun tüketim zamanı olarak öne çıktı. En düşük tüketim ise gece saatleri olan 06.00’da 37 bin 183 megavatsaatle gerçekleşti. Bu zaman diliminde enerji kullanımındaki ani düşüşler, tüketim alışkanlıklarını ve günlük yaşam rotasyonlarını yansıtan göstergeler oldu.
Elektrik üretim kaynaklarının dağılımına bakıldığında, hidroelektrik santraller toplam üretimdeki en büyük payı aldı ve yüzde 21,6 oranında enerji sağladı. Bu başarıda, ülkenin doğal su kaynaklarından etkin yararlanılması ve barajların kapasitesi önemli rol oynadı. İkinci sırada ise yüzde 20,7 ile ithal kömür santralleri gelirken, sonrasında güneş enerjisi santralleri yüzde 16,2’lik oranla elektrik üretiminde yükselişteydi. Türkiye, dün toplamda 6 bin 687 megavatsaat elektrik ihracatı yaparken, elektrik ithalatı ise 5 bin 933 megavatsaat olarak kayıtlara geçti. Bu veriler, Türkiye’nin enerji ihracat ve ithalat dengesinin yanı sıra ülkenin enerji politikalarının uluslararası piyasalardaki yerini de göstermektedir.
